Yazılar
08 Şubat 2008 08:24 · johnlocke
· Etiketler
Genç bir erkegin dört tane kiz arkadasi vardi ve bir turlu hangisiyle
evlenecegine karar veremiyordu. En sonunda dogru karari verebilmek için bir
test yapmayi planladi.Kizlarin her birine 1000$ verdi ve "bu parayi
istediginiz gibi harcayin" dedi...
Birinci kiz arkadasi kendisine yeni elbiseler veayakkabilar aldi,kuaföreve
güzellik salonlarina gitti.Geri geldiginde genç erkege söyle dedi:
"Senin icin en guzeli ben olmak istiyorum, cunku seni seviyorum!" Ikinci
kiz arkadasi ise genc erkegin tuttugu takimin iki kombine biletini,en
sevdigi turden bir suru video cd ve bir ay yetecek kadar bira ile geri geldi
ve soyle dedi:
- "Bunlar senin icin aldigim hediyeler, eminim seni mutlu edecektir, senin
mutlu olmanla ben de mutlu olacagim."
Ucuncu kiz arkadasi ise bu parayla iyi bir yatirim yapti ve kisa bir sure
icersinde para kendini ikiye katladi ve bu parayi da çesitli yatirim
alanlarinda kullandi.Genc adama geri gelerek soyle dedi:
- "Bana verdigin parayi birlikte yasiyacagimiz mutlu bir gelecek icin
çogalttim, cunku seni seviyorum!"
Dorduncu kiz arkadasi ise bu paranin bir kismiyla bir suru kitap aldi,
kalan kismiyla ise fakirlere yemek dagitti.Genc adama geri gelerek söyle
dedi:
- "Verdigin paranin bir kismiyla sana layik olabilmek icin bir suru kitap
aldim diger kismiyla ise senin adina fakirlere yemek dagittim."
Genc erkek dort kiz arkadasinin yaptiklarindan cok etkilenmisti. Karar
vermek icin arkadaslarinin verdigi cevaplar hakkinda bir sure dusundu.
dusundu...........
dusundu.........
Cok iyi dusundu...
Bu belki de hayatinin en önemli karari olacakti.....
kolay bir karar degildi....
arkadaslarinin verdigi cevaplari bir daha dusundu.....
Veeeeee....
En iri gögüslü olanla evlenmeye karar verdi...
08 Şubat 2008 08:23 · johnlocke
· Etiketler
Şarkı söyleyerek bir bardak nasıl kırılabilir?
--------------------------------------------------------------------------------
Şarkı söyleyerek bir bardak nasıl kırılabilir?
Yapılabilir ve teorik olarak mümkündür. Hatta ünlü tenor Cruso’nun bunu başardığı rivayet edilir. Rezonansını tutturabi-lirseniz sadece bardak değil başka birçok şeyi kırabilirsiniz. Peki öyleyse, nedir bu rezonans? Salıncakta bir çocuğu salladığınızı düşünün. Salıncak size gelirken, tam en üst noktaya ulaşmadan salıncağı itmeye kalkışırsanız, onu yavaşlatırsınız. Ancak salıncak size doğru gelirken, itmeyi hep en üst noktada yaparsanız, her seferinde aynı kuvvetle itseniz bile, salıncak gittikçe hızlanacaktır.
Salıncak kendi tabii frekansı ile, diyelim ki, dakikada 30 salınım yaparak sallanıyordu. Siz de dışardan bir kuvvet, fakat aynı frekansta bir kuvvet uyguladınız. Bu iki frekans çakıştı ve salıncak da bu nedenle gittikçe hızlandı. Salıncak örneğinde olduğu gibi, her cismin bir kendi tabii frekansı vardır. Cisimlere kendi tabii frekansları ile çakışan bir frekansta her hangi bir kuvvet uygularsanız rezonans denilen kontrolsüz bir ortam oluşabilir.
Eğer önünüzde duran bir bardağa, onun tabii frekansına uyan bir frekansta bağırabilirseniz, daha doğrusu bir ses dalgası gön-derebilirseniz, bardağın tabii frekansı ile sesin frekansı çakışarak, bardaktaki titreşimi kontrolsüz bir şekilde artırır, bardak rezonansa girer ve sonuçta çatlayabilir veya kırılabilir. İnsanlar günlük yaşamlarında pek fark etmemelerine rağmen rezonans olayı, otomobilden, köPage Rankingü dizaynına kadar mühendislerin en çok zorlandıkları konulardan biridir. Hala bu nedenle, askerler bir köPage Rankingüden geçerlerken, yürüyüş adımlarının frekanslan köPage Rankingünün tabii frekansı ile çakışıp, köPage Rankingü yıkılmasın diye, köPage Rankingülerden uygun adım yürüyüşle geçmezler.
Otomobilde direksiyon mekanizması ile amortisörlerdeki titreşim aynı frekansa gelince, rezonans sonucunda direksiyon şiddetli sarsılmaya başlar. Mühendisler araba dizaynında parçaların biçimlerini, yaylanmalarını ve ağırlıklarını, devir sayıları ve benzeri faktörleri göze alıp rezonansı en aza indirmeye çalışırlar.
Peki bu rezonansın hiç iyi bir yönü yok mu? Var elbette. Örneğin radyo istasyon dalgalarını ararken bu dalgaları yakalarsanız, kendi alıcınızın frekansı ile birbirini tuttuğu an rezonansa girer, genliği artar ve bu istasyonu işitmeye başlarsınız.
07 Şubat 2008 18:58 · johnlocke
· Etiketler
Baris Manconun Canli Yayinda Küstah Fransiz Spikerine Verdigi Ders
--------------------------------------------------------------------------------
Barış Manço Fransa'da bir televizyon kanalının canlı yayınınana
konuktur...
Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir...
Sürekli, "İşte Türk, yani barbar, vahşi vs..." demektedir...
Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere "yanınızda kâğıt
para var mı?" diye sorar!
Bu soruya spiker şaşırır ve "evet var ama n'olacak" der...
Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paraları çıkartır...
Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında "Anahtar" adlı
şarkısını söylemiştir...
Bu şarkınınn bir bölümü şöyledir:
"Beş Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, beş Fatih-bir
Mevlana, İki Mevlana-bir Sinan"
Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıdada adı geçen kişiler o
dönemdeki Türk parası olan banknotlarýn arkasýnda fotoğrafı olan
kişilerdir...
Barış Manço spikere sorar: "Bu paranızda fotoğrafı olan kişi kim?"
Spiker:"General......." Barış Manço diğer paralardaki fotoğrafları olan
kişileri de sorar, spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır,
"General.......", "Amiral...........", "Komutan............."
Spikerin bu "falanca General, falanca Amiral, falanca Komutan"
cevabından sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarını çıkarır...
Spikere derki:
"Bu parada fotoğrafı olan kişi Mehmet Akif Ersoy'dur. şairdir...
Bu fotoğraftaki kişi Mevlana'dır. Düşünürdür... Bu paradaki fotoğrafı olan kişi Fatih Sultan Mehmet'dir. Adaletin
sembolüdür...
Bu paradaki kişi ise Atatürk'tür. "Yurtta barış, dünyada barış" diyen kişidir...
Bizim paralarımız bunlar... Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar
olduğumuz için paralarımızın arkasına "şairlerimizin",
"düşünürlerimizin","bilim adamalarımızınn" fotoğraflarını bastık...
Siz Fransýzlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz için
paralarınızınn arkasına hep savaş Adamlarının fotoğraflarını basmışşnız!" der...
Barış Manço'nun bu müthiş cevabından sonra televizyon yöneticileri
Canlı yayını keserler ve spikeri oradan kovarlar, başka bir spiker yerine
gelir ve canlı yayın yeniden başlar, yeni spiker Barış Manço'dan
ve Türklerden özür diler, programa böylece devam edilir...
BARIŞ MANÇO'yu Saygıyla anıyoruz......
07 Şubat 2008 18:57 · johnlocke
· Etiketler
karun hazineleri
Hemen hepimiz biliriz ünlü Lidya Kralı Karun'u ve Hazinelerini;
Karun hazineleri çok yakın geçmişimizde Uşak'a bağlı olan Güre Köyünde 3 kafadar tarafından bulundu ve satıldı.Daha sonra tarihi eser kaçakçıları tarafından Amerika'ya kaçırıldı.Çeşitli uğraşılarla yeniden Türkiye'ye getirildi.Orjinalleri olup olmadığı konusunda çeşitli söylentiler olmasına karşın Hazineler Uşak Müzesi'nde sergilenmektedir.
Gelgelelim lanet bunun neresinde?
Karun hazinelerini bulanlardan birisinin eşi kanserden oğlu ise lösemi den öldü.Kendisi ise tarlada çift sürmekte iken arızalanan traktörün ün (çalışmayan vaziyette)altında kalarak can verdi.
Diğer ikincisi nin ise eşi ve çocukları trafik kazasında öldü.Kendisi ise yalnız yaşıyordu ve birkaç gün sonunda evinde ölü bulundu.
Üçüncüsü ise kanserden öldü.Mirasını paylaşamayan çocukları birbirlerini bıçakladılar.Çocuklarından biri felç oldu birisi öldü,diğeride hapse girdi.
Bu olaylar doğrudur arkadaşlar.Hatta ve hatta olayların geçtiği zamanlarda Türkiye Gazetesi nde de haberleri çıkmıştı.
07 Şubat 2008 18:56 · johnlocke
· Etiketler
Böyle Kamuflaj Olmadı!!!OLmaz!!!
http://rapidshare.de/files/10024969/...topus.wmv.html
07 Şubat 2008 18:55 · johnlocke
· Etiketler
> > > Çinliler iğrenç değil çünkü insan değiller !...
> > >
> > >
> > >>
> > >>
> > >>
> > >> >>> INSANLIK DISI-- OLAMAZ BOYLE BISEY
> > >> >>>LüTFEN TANIDIGINIZ HERKESE GöNDERIN KI YASANAN BU
> > >> >>>REZALETI GöRSüNLER....
> > >> >>>DIKKAT!!!!!!
> > >> >>>LüTFEN YAZIYI OKUYUN VE SONRA RESIMLERE BAKIN
> > >> >>>(MIDENIZ KALDIRAMAYABILIR)
> > >> >>>
> > >> >>>TAIWAN ve ÇIN'DE YEMEK DIYE YEDIKLERI SEY DAHA
> > >> >>>DOGMADAN ÖLEN CENIN veya KüRTAJ ILE ALINAN 4-5 AYLIK
> > >> >>>BEBEKLER.!
> > >> >>>
> > >> >>>BUNU HERKESE YOLLAYIN VE DüNYANIN BU TüR
> > >> >>>SEYLERE TANIK OLMASINI SAGLAYIN!!!!
> > >> >>>HASTANELERDEN 50-70$ karsiliginda aliniyomus)
> > >

07 Şubat 2008 18:54 · johnlocke
· Etiketler
Bundan 50 bin yıl önce 45 metre çapındaki bir meteor dünyamıza çarpmış. Bu sitede de bu meteor çukurunun fotoğrafları var... Havadan, yakından, içinden, 4 bir yandan...
Çukurun çapı 1.2 km, derinliği ise 200 metre... Görülmeğe değer...
LİNK:
http://www.mreclipse.com/Observatory/Crater/Crater.html
07 Şubat 2008 18:53 · johnlocke
· Etiketler
* Medyum Memiş''in Medyum Keto''ya giriştiği saniyeler...
* Kaan Yakuphan''in haber sunduğu sırada arkasında bulunan dev panonun kafasına inmesi...
* Tolga Gariboglu''nun Hugo yarışmacısı küçük bir çocuktan küfür yemesi...
* Sevda Demirel''in Hande Ataizi''ne tokatla dalması...
* Kenan Erçetingöz''ün Magazin Forever tanıtımında Cartel üyelerinin arasına dalıp rap yapması...
* Reha Muhtar''ın tavanda yürüyen sirk cambazı ile konuşurken ekranda kendi görüntüsünü ters çevirtmesi ve röportajı bas aşağı yapması...
* Mahsun Kirmizigül ile Seda Sayan''ın Reha Muhtar''la Show Haber''e telefonla bağlanmaları ve yaklaşık 3 saat boyunca "sen beni sevdin, ben seni sevmedim..." geyiklerini tüm Türkiye''ye canlı dinletmeleri...
* Defne Samyeli''nin gece haberlerini sunarken (1998), "oyuncak pandayla uçak kaçırma" olayında telefon bağlantısı yapıp "Panda canlı miydi efendim?" diye sorması...
* Atilla Taş''ın David Copperfield''in "sahneden kaybolma" gösterisine katılıp, Copperfield''e türlü türlü laflar sokması ve oyunun hilelerini nedensiz bir şekilde milyonlara açıklaması...
* Ümit Aktan''ın Japonya''ya gitmediği halde Cunda''daki yazlığından maç anlatması... (Not: Bu bir iddiaydı, olayın içyüzünü bir tek Ümit Aktan bilebilir...)
* Yıllar önce Hülya Avşar''ın Özcan Deniz''e ''''Askerde cinsellik ihtiyacınızı nasıl gideriyordunuz?'''' diye sorması ve Özcan Deniz''in ''''Senin resimlerinle hallediyorduk'''' diye cevap vermesi...
* Ece Erken''in sarkıcı Kader''i konuk ettiği bir programda, onu Sezen Aksu''nun "Kader, kahpe kader ağlarını ördün mü..." şarkısıyla çağırması.
Kader''in canlı yayında darmadağın olması, ve uzun bir süre kendini toparlayamaması...
* Zekeriya Beyaz''ın Ceviz Kabuğu''nda otelde porno film izlemesi hadisesine, "ne yaptıklarını anlamaya çalışıyordum" seklindeki cevap vermesi ve akabinde gelişen olaylar zinciri...
* Kumkapı Cinayeti''nde öldürülen adamın karısının (Emine) karate dersinde hocasının, basındaki elma yerine kulağına "lönk!" diye indirdiği tekme
* Sabah Sekerleri programını arayan Mehmet Ali Erbil''in konuk şarkıcıdan "Hani kızımız olacaktı..." adli şarkıyı istemesi ve sunucu Özlem Yıldız''ın duygulanıp hüngür hüngür ağlaması...
* Ali Sami Alkış''ın, Ahmet Çakar ile sağlam kapışıp bir sonraki programda O''na "Bana, senden köpekler gibi özür diliyorum demedin mi?" diye sorması..
* Milli Takım''ın kaybettiği bir maçtan sonra Amigo Orhan''ın stadın içinde sinsi sinsi bekleyip zamanın teknik direktörü Mustafa Denizli''ye uçarak kafa atması.
* Erman Toroglu''nun "Kale Arkası" programında stüdyoya boylu boyunca kale çizgisi niyetine tuvalet kağıdı serip oluşan o ilginç ortamda dakikalarca yorum yapması...
* TRT Hava Durumu spikeri rahmetli Ersin imer''in "Donsuz Geceler" temennisinden sonra ekranlara veda etmek zorunda kalması...
* Türk-Japon haftasında Habertürk''te program hazırlayan Meriç KöyatasI ve Şener Üşümezsoy''un ekrana çıkardıkları Japonlarla geleneksel Japon halk dansı yapmaları, ardından da hep birlikte tekno müzik eşliğinde trencilik oynamaları...
* Turgut Özal''ın "İcraatın İçinden" programında ilk kez "Tak bir kaset de havamızı bulalım Semra hanım..." demesi...
* İsmail Türüt''ün "Sıkı Dostlar" programında kendini kelebek sanarak cam sehpaya oturmak suretiyle sehpanın bütün yayın hayatına son vermesi...
*Sakıp Sabancı''nın kucağına bir hindi alıp "vak vak vak" seklinde sesler çıkarması...
* Jülide Ateş''in sunduğu "Hop Terelelli" adlı yarışmada, yarışmacının "Bir ülkeyi temsil eden değerli kumaş parçası?" sorusuna "İngiliz kumaşı!" diye cevap vermesi, Jülide Ateş''in bu cevap üstüne gülme krizine girip, 2 reklam arası verilmesine rağmen kendine gelememesi...
* O zamanlar Galatasaray başkanı olan Ali Tanrıyar''ın bir şampiyonluk sonrası İlker Yasin''in uzattığı mikrofona "Galatasaray''ı sevmeyen ölsün!" demesi, İlker Yasin''in durumu idare etmek için "heyecandan dedi yanlış anlamayın" deyip renkten renge girmesi...
* Kompela''nın yarım yamalak Türkçe''siyle canlı yayında "Bana p...venk diyo!" diye bağırması...
* Prof. Mindikoglu''nun cinsiyet değiştirme ameliyatları ile ilgili katıldığı programda TRT stüdyosunu terk etmesi...
* Bir Kral Tv vj''inin canlı telefon bağlantısı yaptığı izleyiciye "Nasılız? Bomba gibiyiz değil mi?" seklinde bir soru sorması, ardından izleyici sahsın "Bomba kıçında patlasın!" lafını yapıştırması, vj''in 5 saniye dilinin tutulması...
* Sevki Yılmaz''ın ele geçirilen kasetlerinde kriz geçirerek kendisine "komple" kurulduğunu iddia etmesi... (Bizim "Komple Teorileri"nin de isim babasidir!)
* Ceviz Kabuğu''ndan görüsü alınmak üzere aranan kişinin Çiçek Pasajı''nda alem yapmaktayken canlı yayına katılması...
* Osman Durmuş''un mektup ile gelen şarbon tehlikesine karşı halkı bilgilendirmesi ve "aha işte bele açarsan bulaşır!.." diyerek mektubu paramparça etmesi...
* Euro96 eleme maçlarında milli takımın İsviçre''ye attığı golden sonra İlker Yasin''in "Şapka çıkartacaksınız sapkaaa!!!" diye bağırması...
* Şahane Pazar''da su altında nefes tutma yarışmasına katılan adamın boğulma tehlikesi geçirmesi ve bu süre boyunca herkesin "vay be adam rekoru ikiye katladı" deyip adama övgüler yağdırması...
* Bülent Karpat''ın "Hop Terelelli Tek Soruda 250" isimli yarışmada "Star öyle verir böyle verir, kazandırır..." diye naralar attıktan sonra elindeki telefonla canlı yayında Noter Nihat yerine bir vatandaşı araması ve vatandasın Karpat''ı bayağı bir dinledikten sonra "ne diyon kardeşim burası ev!" demesi...
* Hakkı Bulut''un acısız arabeski tanıtmak için yaptığı program ve TRT yöneticilerinin girdikleri türlü türlü şekiller...
* Telegol programında Ahmet Çakar''ın "Beşiktaş hakkında birileri bir şeylerin olması için düğmeye basıyor" lafından bir hafta sonra Reha Muhtar''ın programa katılması ve yanında bir buton getirip Ahmet Çakar''la "lütfen düğmeye basar misiniz" diye alay etmesi. Ahmet Çakar''in "soytarılığı bırakın!" diye çıkışması...
* Kibariye''nin annesi ile meşhur "sofeöerrrr-sofeöerrrr" röportaji...
*Levent Kırca''nın açliık grevine başlaması, ertesi gün vazgeçmesi...
* Ali Sami Alkış''ın bir futbolcu için "Turgay Seren''i koysan daha iyi oynar" demesi üzerine Turgay Seren''in "yok ebenin.....!" seklinde karşılık vermesi...
* Telegol programında, yorumcu Zekeriya Alp''in reklam arasında fenalaşarak hastaneye kaldırılmasının ardından Güntekin Onay ve Ziya Şengül''ün gülme krizine girmeleri...
* Reha Muhtar''ın efsanevi falcılar programında alkollü olduğuna dair iddialar üzerine 1 hafta sonraki programında canlı yayında alkol kontrolü yaptırması...
* Adının "Fenasi", soyadının "Kerim" olduğunu söyleyen şahsin Yildo''nun canlı yayınına telefonla bağlanması. Yildo''nun olaya, adamın adini ve soyadını birkaç kez söyledikten sonra uyanması...
* Cem Özer''in programında Nara isimli bir kadının şiir okurken soyunması...
* Erman Toroglu''nun masa örtüsü bozması ceket giymesi ve ileride o ceketin moda olacağını iddia etmesi...
* Tarkan''ın kendisi ile röportaj yapan Savaş Ay''a canlı yayında "çisim geldi!" deyip çekip gitmesi...
* Kanal 6''nin Ceviz Kabuğu''nun canlı yayını esnasında "Hulki Cevizoglu''nun kanalımızla artık hiçbir ilgisi bulunmamaktadır!" seklinde altyazı geçmesi...
07 Şubat 2008 18:52 · johnlocke
· Etiketler
İŞte 3000 Li YIllar ve KIyametin Yaklaştıgı an!!!!!
--------------------------------------------------------------------------------
Bazıları şimdiden 3000 yılının, daha da doğrusu gelecek bin yılın merakına kapıldılar. Tüm olanlar, aslında uzak geleceğin artık çok daha fazla merak edilmesiyle ilgili. Buna Y3K problemi deniyor ve şimdiden stratejilerin geliştirilmesi için çalışmalar yapılıyor. Şu insanoğlu bir garip; daha 2000´i yeni yeni yaşarken, 3000´in hesaplarını yapıyor. Tahminlerin temel kavramı bilgisayarlar ve internet üzerine; bu ikisinin insanlığı yok edeceğini düşünenler var, tehlikenin çok büyük olduğu belirtilirken, biran önce uyanmamız isteniyor. Daha da beteri var; 3056 yılında yaşayacak veya yaşamakta olan bir grup devrimcinin bugünü etkilediği ve internetle, bilgisayarların araç olarak kullanıldığı ileri sürülüyor. Zaman içinde etkin olan bu grup, kendi varlıklarını garantilemek için geçmişi sigortalıyorlar. Kısacası internet bir "Truva Atı" virüsü içeriyor ve 3000 yılından gelen saldırıyı simgeliyor. Üstelik birilerine göre, bu faşist grubun liderinin adı bile belli; General Zere. Bu uçuk görüşü savunanlara göre, kalan 1000 yıl ve bir ay geçmeden evvel harekete geçmemiz gerekiyor.
İşte size bazı öngörüler; kahin Ahmed Watts öngörüyor;
"Bir grup Y3K fanatiği, kendilerini dondurarak, 3000 yılında uyanacaklar. Onları gelecekteki güçler koşulluyor ve 3000 yılı kutlanırken, gezegeni fethetmek için darbe yapacaklar. "
* Nüfusun bu kadar hızlı artması sonucunda, toprak çok değerli ve nadir bulunur bir madde haline gelecek. Uzay teknolojisi sonucunda Ay´a yerleşilecek.
* İnsanlar çok daha zeki olacaklar, genetik mühendisliğinin gelişimi ve teknolojinin avantajları sonucunda çok zeki bir dünya oluşacak.
* Hiçbir kağıt ürün kalmayacak, yerini makineler ve plastik alacak.
* E-mail benzeri teknolojiler sayesinde haberleşme, eğitim ve eğlence sağlanacak.
* İnsanların boyu çok uzayacak ve evrim insan ırkının dışına çıkacak.
* Farklı ırklar kalmayacak, tüm ırklar karışacak ve etnik düşünceler unutulacak.
* Klonlar kullanılacak ama 3000 yılında bile ancak tıbbi amaçlarla klonlamaya izin verilecek." ..
Ve Kay Herod diyor ki:
"3000 yılı olmayacak. Daha önce makineler zamanı durdurmanın yolunu bulacaklar yani artık zaman olmayacak. Aslında bu başladı bile..."